28 Eylül 2014 Pazar

KİLO VERMEK! AYDA BASİT DÜZENLEMELERLE KİLO VERİN!

Hepimizin en büyük problemlerinden birisi aldığımız kilolar ve aldığımız kiloları verememek. Kilo verememenin en büyük sebeplerinden birisi alışkanlıklarımızdan vazgeçememiz, sabırsız olmamız daha da önemlisi irademize sahip çıkamamız. Gelin hep birlikte şimdi hayatınızda küçük düzeltmelerle kilo verimini kolaylaştırabileceğimiz üzerine düşünelim:
1-) Sadece kilo vermekte değil diğer alışkanlıkları kazanırkende bir sınır vardır: 21 gün sınırı. Hepimiz bir karar alırız. fakat 3-5-7-10 gün sonra bırakırız. eğer kilo vermekte başarılı olmak istiyorsak başladığımız diyetlerde 21 gün sınırını geçmek zorundayız.
2-)  Bugün tartıya çıktınız mı? Kilo vermek istiyorsanız her gün tartıya çıkın. Vücudunuzdan günlük kalori değişimlerinin farkına varın. Kendinize 1 kg almayı izin vermeyin. Tartıya çıktığınızda mutlaka bunu yazın ve bunu bir sonraki günkü kilonuzla karşılaştırın. 
3-)  Bel çevresi; bel çevresi erkeklerde 94 cm'i ve kadınlarda 88 cm'i geçmemelidir. Bel çevrenizin ölçüsüne dikkat edin. 
4-) Çok iyi kahvaltı edin. Gece besinsiz kaldığı için vücut kahvaltıyla hem güç kazanır hem gün içinde ihtiyacı olan enerjiyi kazanmış olur.
5-) Et yiyin.Hem protein açısından zenginliğiyle kaslarınızı destekleyecek olan et ürünleri, aynı zamanda sindirimi için vücutta fazladan işlemlerden geçtiğinden ötürü metabolizma hızınızı artıracaktır. Normalde et yiyen kilo verir. Yani et kilo verdirmeye yardımcıdır. Fakat biz etin yanında ekmek,meşrubat,tatlıyı aynı anda tükettiğimiz için vücut hiç birini eritemez ve kiloya dönüştürür.
6_) Öğün atlamayın. Bazen bir öğün  atladığınızda metabolizma alarma geçer. kıtlık durumu denilen bu olayda vücut besinleri az olsa bile yağa dönüştürür. ne kadar az yersenin yiyin kilo veremezsiniz.
7) Bol su tüketin. metabolizmanın günlük 2-2,5 litre suya ihtiyacı vardır. Vücuda su alımı azaldığında vücutta asit miktarı artar. besinlerin hazmedilmesi zorlaşır.

6 Eylül 2014 Cumartesi

EN İYİ VE FARKLI POLİTİK- SİYASİ YABANCI DİZİLER


  Bizi twitter'dan takip için: https://twitter.com/halitsari07


THE ASSETS:
2014 yapımı bir mini dizi olan The Assets gerçek bir olaya dayanıyor. Amerikan tarihinin  en büyük karşı casusluk olayı olarak bilinir. Cia ajanı Aldrich AMES ABD'nin bütün önemli bilgilerini sovyetler birliğine satmıştı. 1985'te başlayan ancak 1994 yılında sonlandırabilen bir kovalamacanın hikayesi Sandra Grimes ve Jeanne Vertefeuille'ın yazmış olduğu Circle of Treason: A CIA Account of Traitor Aldrich Ames and the Men He Betrayed kitabından uyarlanan dizi 8 bölümden oluşuyor. Casuslık kovalamacaların sevenler ve soğuk savaş dönemini hatırlamak isteyenler için önemli bir dizi.  Broadchurc'ten tanıdığımız Jodie WHİTTAKIR ve Aldrich AMES rolündeki Paul RYHS çok başarılı oyunculuk sergiliyorlar.


RUBİCON:
2010 Yılında american AMC kanalı tarafından 13 bölümlük bir mini dizi olarak planlanan Rubicon adını italyadaki Rubicon nehrinden alıyor. Roma İmparatorluğu zamanında Rubicon'u geçmek türkçedeki dönüşü olmayan yola girmek deyimiyle aynı anlamı taşıyor. Filmin konusu ise Cia'de görevli bir analist grubun terör olaylarının analizini yaparken olayın amerikaya ve ilginç yerlere dayanması ile gelgitli ve sıkıntılı yaşamları anlatılmaktadır. Dizi aslında o kadar başarılı olduki ikinci sezonuda yapılabilir düşüncesindeyken konunun gittiği yer önemli amerikan iç siyaseti ile ilgili olduğundan dolayı(örnek: 11 eylül) dizinin devam etmediğini düşünenlerin sayısı oldukça fazla. Mutlaka seyredilmesi gereken bir dizi.


BORGEN:
Daha önce kendisine özel bir tanıtım hazırladığımız borgen 2010 yapımı 3 sezon süren bir danimarka dizisi. Danimarka'da küçük bir partinin genel başkanıyken iktidar partisinin ve anamuhalefet partisinin yaptığı hatalardan dolayı başbakan koltuğuna oturan Birgitte Nyborg'un hayat hikayesini anlatan dizi'de her bölümde çıkan sorunlar çözülmeye çalışırken ana konu akmaya devam ediyor. Daha önceki borgen tantımımız için tıklayınız:http://halitsari.blogspot.com/2013/10/borgen-tanitim.html



THE KENNEDYS:
Adından da anlaşılacağı üzere en önemli amerikan başkanlarından John KENNEDY'nin hayatı, ölümü ve diğer kennedy'lerin başına gelenler kronolojik olarak aktarılmakta. The KENNEDYS 2011 kanada yapımı 8 bölümlük bir mini dizi. Dizi'yi ilginç kılan ise amerika'da başına gelenler. dizi çok aşırı eleştiri aldığı. çoğu kanal tarafından yayınlanmadı. dizi'nin bu kadar lince maruz kalması insanda izlenme arzusu oluşturyor. ayrıca oyunculuğunu çok beğendiğim KENNEDY rolündeki Greg KİNNEAR ve babası rolündeki Tom WİLKİNSON'un oyunculukları izlemeye değer.



HOUSE OF CARDS:
Amerikan kablosuz kanalı Netflix tarafından yayınlanan House of Cards 2. sezonunu tamamlamıştır. Her iki sezonda 13 bölümden oluşmaktadır. Ünlü yönetmen David FİNCHER'da yapımcı yönetmen koltuğunda. Kurgusal bir olaydan yola çıkan HOUSE of CARDS Francis UNDERWOOD isimli bir politikacının yükselişini anlatmaktadır. basamakları çıkarkende hırsı, yaptığı çirkeflikleri olumsuz manada insanın sınırları zorlayışını anlatan harikulade bir yapım. kısaca Kevin SPACEY ve Robin WRİGHT döktürmüşler diyebiliriz.


HOMELAND:
American Showtime kanalı tarafından 4. sezonu yayınlanacak dizinin konusu el kaide tarafından kaçırılan bir askerin(Nick BRODY-)  ülkesine dönmesi herkesi sevindirmiştir. Ancak bu durumdan bir kişi şüphelidir. Cia ajanı carrie MATHİSON. O BRODY'nin taraf değiştirmiş biri olduğuna inamaktadır. hem bu durumu açığa çıkarmaya çalışacak hem de kendi sorunlarıyla baş etmeye çalışacaktır.claire  DANES'in şiir gibi oyunculuk çıkarttığı ve bunun ödüllerini topladığı ortamda çıtayı giderek yükseltiyor. Bina çekimleri kadar bol saha çekimleriyle dizi benzerlerine bariz üstünlük sağlıyor. Dizinin kendi adıma nefret ettiğim tarafı aile bölümleri.
Dizinin 4. sezonu 6  ekimde başlayacak. 3-5 bölümü istanbul'da  geçecek. işin garip tarafı da 4. sezon için showtime  tarafından yayımlanan afişi bizim elitist lümpenleri çıldırtacak gibi duruyor.

                                                                                                                HALİT SARI



  Bizi twitter'dan takip için: https://twitter.com/halitsari07


30 Ağustos 2014 Cumartesi

YAVUZ SULTAN SELİM (2) -HAYATINDAN KESİTLER



  Bizi twitter'dan takip için: https://twitter.com/halitsari07
 KONUYLA BAĞLANTILI BİR ÖNCEKİ YAZIMIZ:

    

II. Bâyezîd'in 1512'de bıraktığı imparatorluk, 2.373. 000 km2 kadar bir büyüklük arzediyordu. Yavuz'un ölümünde İmparatorluk, 1.702.000 km2'si Avrupa'da, 1.905.000 km2'si Asya'da, 2.950.000 km2'si de Afrika'da olmak üzere 6.557.000 km2 üzerinde yayılıyordu. 8 yıl öncesine nazaran 2,5 mislinden fazla büyümüştü. 



Andrea Gritti, II. Bâyezîd hakkında  Venedik Senatosuna yolladığı bir raporunda  Yavuz hakkında şöyle demektedir:

"Boyu ortadan yüksektir... Hiç içki kullanmaz. Az yer. Ata binmekten pek hoşlanır... En sevdiği şey,av eğlenceleri ve atlı sporlardır. Dinî merasimlere pek riayet eder ve pek bol sadaka dağıtır. Felsefe ile meşgul olur... Tettebbû ve mütalâaları dışında, ordusunun ıslâhı ve tensikı ile uğraşmaktadır.... Yeniçeriler'in sayısını arttırdığı gibi, askerini, modern silâhlarla da teçhiz etmiştir.Bilhassa topçu ve süvâri teşkilâtı ve top nakliyatını, ciddî ıslâhata tâbî tutmuştur. Süvarisi ve donanması, şâhit olduğumuz hârikulâde hâdiselerin gerçekleşmesini te'min etmiş, pek sür'atli bir şekilde toplanıp yığılmaya muktedir bir hâle getirilmiştir" 



Yavuz'un tek şeyhulislâmı ise, Zenbilli Ali Efendi olmuştur. Babası devrinden kalmış, Yavuz'un ölümünden sonra Kaanûnî zamanında da vefatına kadar makamını muhafaza etmiştir. Zira o zamanlar şeyhulislâmlık, kaydıhayat ile idi. Meşîhat makamında bulunanlar, padişaha serbestçe hüküm verebilmeleri için, azlolunamazlardı. Nitekim Ali Efendi, Yavuz gibi nüfuz edilemez bir şahsiyetin,birçok müfrit hareketlerini önlemiş, hattâ padişaha sert cevaplar bile vermiştir. Yavuz, çok kızmakla berâber, kanunu bozmamış ve Ali Efendi'yi makamında bırakmıştır.



    Yavuz Sultan Selim'in saltanatı kısa sürmüş olsa da, Osmanlı İmparatorluğu'nun oğlu Süleyman döneminde altın çağını yaşamasına zemin hazırlamıştır. Sultan Selim, babasından devraldığı boş hazineyi ağzına kadar doldurmuştur. Yaygın bir efsaneye göre; hazinenin kapısını mühürledikten sonra, şöyle vasiyet etmiştir: "Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Hümayun benim mührümle mühürlensin." Bu vasiyet tutulmuş, o tarihten sonra gelen padişahların hiçbiri hazineyi dolduramadığından, hazinenin kapısı Osmanlı'nın yaklaşık 400 yıl sonraki iflasına kadar Yavuz'un mührüyle mühürlenmiştir.





     Şah ismail ile oynadıkları satranç dillere destandır. Trabzon valisiyken, tebdili kıyafet Tebrize gider bir derviş kılığında, orada hanlarda kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. haber şaha ulaşır. 
"çağırın bir de benimle oynasın" der. 
selim şahı da yener. o vakit şah elinin tersini yavuzun göğsüne indirir: 
"bre derviş, sen edeb nedir bilmez misin? hiç şahlar mat edilir mi?" der.Aradan yıllar geçer, Yavuz Çaldıran'da Şah İsmail'i perişan etmiş, Şah ismail kaçmıştır. Yavuz ona bir mektup gönderir ve o gün ki tokadın intikamını aldığını söyleyerek: 
"atacaksan tokadı böyle atacaksın..." der.





"Yavuz Sultan Selim Han zamanında bir şâir yeni yazdığı şiirini pek beğenmiş ve sultana okumak dilemiş. tabii o zamanlar gerçek sanatkâra çok kıymet verildiği için, kısa zamanda huzura kabul edilmiş. selim han'ın yanında hasan can ve diğer vezirler de varmış. şâir zât, heyecandan sesi titreyerek şiirini okumuş bitirmiş, sonra da pâdişaha bakmış. Yavuz Selim han hiç tereddüt etmeden :
- "ama ben bu şiiri biliyorum." deyince, 
adamcağız şaşırmış;- "nasıl olur efendim, bu şiiri ben yazdım ve ilk defâ burada okuyorum." 
pâdişah - "istersen bir de ben okuyayım" demiş - 
"siz bilirsiniz." 
Selim Han gerçekten teklemeksizin adamın az evvel okuduğu şiirin aynısını okumuş. adam şaşkınlıklar içindeyken bu sefer hasan can atılmış:
- "bu şiiri ben de biliyorum sultanım. destur verirseniz ben de okuyayım." o da okumuş. sonra hemen yanındaki vezir ve diğerleri de sırayla okumuşlar. böylece huzurda şiiri okuyan on kişi çıkmış. şâir ne yapacağını şaşırmış;
- "nasıl oluyor anlayamıyorum efendim. ama bu şiiri gerçekten ben yazdım" diye kendini savunmaya çalışmış. 
neyse ki sonradan gerçeği anlatıp, adamcağızın gönlünü almışlar. pâdişah'ın duyduğunu bir seferde ezberlediğini, hasan can'ın iki ve diğerlerinin de sırayla artan sayılarda ezberleyebildiklerini söylemişler. böylece şâir de rahatlamış."






"Yavuz Sultan Selim, adalet karşısında hiçbir sarsıntı duymadan ona boyun eğen bir hükümdardı. bu sayede herkesi kendisine itaate meftun etmişti. onun yakınında bulunanlar da adaletinin ölçüsünü çok iyi bilirler ve işlerinde kıl kadar olsun sapma göstermemeye dikkat ederlerdi. bu yüzden olsa gerek, “inşallah yavuz sultan selim’e vezir olursun!” sözü bir hayır temennisi değil, bir beddua idi.




Mısır seferi, muazzam masraflara mal olmuştu. öyle büyük bir yürüyüş idi ki, o devre göre sefere katılanları canından bıktırmış, devamlı yorgunluk ve bıkkınlık içinde üzüntü ve ıstıraplara sürüklemişti. ordunun ve devletin lüzum ve ihtiyacı bitmek bilmiyordu. böyle bir seferi, dünyanın hiçbir şah, hiçbir padişah, hiçbir kral ve hiçbir imparatoruna nasip olmamış şekilde zafere dönüştüren yavuz, sefer sırasında hazinesinin sıfırlandığını gördü. ordu daha şam’a varmadan şiddetli bir para sıkıntısı baş gösterdi. bunun üzerine, şam tüccarlarının birinden elli bin altın borç alınıp yola devam edildi ve nihayet mısır ele geçirildi. düzen kurulup da ordu istanbul’a geri dönerken yavuz’un hem hazinesi, hem de ordusu artık milyonlarca altına sahip bulunuyordu. şam’a gelindiğinde padişah vaktiyle kendisinden borç aldığı tüccarı arattı. tüccarın öldüğünü haber alan ve hakkında tahkikat yaptıran defterdar dizdarzade mehmet çelebi, sanki bir define bulmuş gibi, büyük bir sevinçle yavuz’a hemen bir rapor sundu: raporunda, hazineye elli bin altın ödünç veren tüccarın, dünyada iki evlât bırakarak öldüğünü, bıraktığı mirasın milyonları geçtiğini, elli bin altını ödemek şöyle dursun söz konusu servetin bir kısmını varislere verip gerisine el koymanın savaş durumlarında mümkün olduğunu, böyle yapılırsa kimsenin buna bir ses çıkartamayacağını vs. yazıyordu.yavuz sultan selim, kendisine takdim edilen bu raporu dikkatle okudu ve hemen divit hokka isteyerek kendi eliyle sayfanın üst kısmına şu veciz cümleyi yazarak iade etti:
ölene rahmet; malına bereket; evlâtlarına sıhhat ve afiyet; gammaza da lanet!.. "






Günde 3 saat uyku uyuyup tahta kaşıkla tek çeşit yemek yermiş. Herhangi bir saray halkından ayırt edilmeyecek kadar sade giyinirmiş. Bunun sebebini soranlara da şöyle demiş:"Vezirlerin ve beylerin süslü giyinmeleri padişahlarına saygıdan ileri gelir. biz kime şirin görünmek için süslü giyinelim ki? bizim padişahımız Allah vücudun dışına değil içindeki cevhere bakar."




bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:


-         sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. vezir:


-    evet hünkarım, bilirim dediğinde, yavuz cevabı yapıştırmış:
         - ben de bilirim.

SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ.

 

  Bizi twitter'dan takip için: https://twitter.com/halitsari07         HALİT SARI

Yararlanılan Kaynaklar:
yavuz sultan selim-yılmaz öztuna-bky yayınları
http://tr.wikipedia.org/wiki/I._Selim
https://eksisozluk.com/yavuz-sultan-selim--










26 Ağustos 2014 Salı

YAVUZ SULTAN SELİM



 Bizi twitter'dan takip için: https://twitter.com/halitsari07



YAVUZ SULTAN SELİM

Osmanlı imparatorluğunu cihan devleti haline getiren büyük Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim 1470 yılında Amasya’da doğdu. Babası sultan 2. Bayazıd annesi ise Dulkadiroğlu Alaaddin Bozkurd bey’in Ayşe Hatun’dur. 11 yaşına kadar babasının yanında Amasya’da ikamet etti. Bu süreç içerisinde bir süreliğine İstanbul’a dedesi Fatih Sultan Mehmet tarafından çağrılıp kısa süre eğitimden geçirildi. Hatta bu süreçte dedesi yavuz’ u sevmek için kucağına aldığında kafasını kaldırıp bir an olsun dedesine bakabildiğinden bahsetmiştir. Babası padişah olunca 11 yaşında İstanbul’un yolunu tutmuştur. 17 yaşına kadar eğitim gördükten sonra Trabzon sancak beyliğine tayin edildi. Bu sırada Şehzade Veliaht Ahmet amasya’da Şehzade Korkut Antalya’da Şehzade Şehenşah’ta Konya’da Sancak Beyliği görevini yürütüyorlardı. Yavuz Sultan Selim 2. Bayazıd’ın 8 çocuğundan birisidir. 24 yıl Trabzon Sancak Beyliği yapmıştır. Bu süreçte en önemli yaptığı şey Osmanlı sınırlarını Şah İsmail’e karşı korumasıdır. Babasının Şah İsmail’e karşı yürüttüğü politikaları yetersiz bulmuş. Bu yüzden babasına isyan etmişti. Babasına isyanda yenilip kaçmak zorunda kaldıysa da kendisi gibi düşünen devlet adamları ve askerlerin desteğiyle önce veliaht daha sonra padişah olmuştur. 1514 yılında şehzadeliğinden beri en büyük düşmanı Şah İsmail’i çaldıran mevkiinde mağlup etmiştir. 1515 yılında Dulkadiroğlu Beyliğine son vermiştir. 1516 Mercidabık, 1517’de Ridaniye zaferiyle memluk devletine son vermiştir. 1520 yılında ise ‘şirpençe’ hastalığı nedeniyle hayata gözlerini yummuştur. Padişah vefat ettiğinde 50 yaşında idi. 8 yıllık saltanatı boyunca Osmanlı topraklarını iki buçuk katına çıkarmış, hazineyi ağzına kadar doldurmuştu.



YAVUZ SULTAN SELİM’İN PORTRESİ

Saltanatı 8 yıl, 5 aydan 2 gün eksiktir.  Selîm, uzuna yakın orta boylu,
çatık kaşlı, sert bakışlı, matruş ve palabıyıklı, asabî mizaçlı, fevkalâde cesur, çok mâhir bir avcı,savaş san'atında emsalsiz bir kumandan idi. Devlet işlerinin, tasarlanmış bir program dâhilinde devam etmesi ve her meselede devlet ricalinin görüş ve düşünüşlerinden faydalanmayı isterdi. Günlerce düşünür, kararını verdikten sonra, büyük bir azim ve irâde ile, durmadan, dinlenmeden tatbikat ve icraata geçerdi. Bundan sonra, böyle bir karârın aleyhinde bulunacak olanları, eski teveccüh ve takdîrine bakmadan, derhâl îdâm ettirirdi. I. Selîm, uyuşuk bir hâle gelmiş olan devlet faaliyetine, bu mesaisi ile, yeniden bir canlılık ve cevvâliyet getirmiştir. Çok iyi işleyen bir câsus şebekesi vardı. Dünya siyâsetine tamâmiyle vâkıf bulunuyordu.  Devlet hazinesini daima dolu tutmak ister, debdebe ve ihtişamdan hoşlanmazdı, sâdeliği severdi. Milletleri idâre etmek hususunda büyük bir kabiliyet göstermişti. Ülkesinin her tarafında yalnız adaletin hâkim olmasını isterdi. Boş vakitlerini, âlim ve edîblerin meclislerinde geçirmekten hoşlanırdı. İlmi sever, ulemâya hürmet ederdi. Bilhassa târih, felsefe ve tasavvuf sahalarında geniş bilgisi vardı. Muhyiddîn İbni'l-Arabî'ye ve Celâleddin Rûmî'ye  karşı göstermiş olduğu hürmet ve alâka, onun, Vahdet-i Vücûd felsefesine mâil olduğunu gösterir. Şark dillerine ve bilhassa Farsça'ya, tam mânâsiyle vâkıftı. Sultan I. Selîm'e, tarihte geçen en büyük hükümdarlar arasında yer vermek, doğru ve haklı bir hareket olur". Yavuz, Osmanlı hükümdarları içinde, askerlik dehâsı bakımından büyük-babası Fâtih'ten sonra
gelir. Siyâset ve devlet adamı olmak bakımından da Fâtih ve oğlu Kaanûnî'den sonradır. Fâtih'ten ve babası II. Bâyezid'den sonra, Osmanoğulları'nın en bilginidir. İslâm ilimlerine ve 3 büyük Doğu edebiyatına, fevkalâde vâkıftı (büyük-babası Fâtih ve oğlu Kaanûnî gibi Batı dillerini öğrenmemişti).
Boş zamanlarında daima okur ve padişahlığında okurken gözlük kullanırdı. Sakal bırakmamıştır. Bu sûretle II. Osman ve VI. Mehmed'le berâber, Osmanlı hükümdarları içinde, sakalsız 3 şahıstan biridir. Bütün Türk edebiyatında Farsça'yı en iyi kullanan şairlerinden biridir. Farsça Dîvân'ı, gerçek
bir san'at eseridir (Almanya'da basılmış, Türkçe'ye de çevrilmiştir). Ancak birkaç parça Türkçe şiir yazmıştır. Halbuki rakîbi Şâh İsmâîl, daha çok Türkçe şiir söylemiştir. Ancak Şâh İsmâîl, bilhassa halkın dili olduğu için, Şîî propagandası maksadiyle Türkçe'yi kullanmıştır. Yavuz, şiirlerinde, yalnız
bir san'atkâr hüviyetiyle görünür. Başkaca bir gayesi yoktur. Şiirlerinde çok mütevâzı'dır. Ancak ona izafe edilen meşhur Türkçe kıt'ada büyük bir gurur hissedilir:

Merdüm-î dîdeme bilmem ne füsûn-etdi felek
Giryemî kıldı füzûn-eşkimi hûn-etdi felek
Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn-etdi felek




 Bizi twitter'dan takip için: https://twitter.com/halitsari07        HALİT SARI


yararlanılan kaynaklar:
Yılmaz ÖZTUNA-Yavuz sultan selim-BKY Yayınları

5 Ağustos 2014 Salı

TEMETTÜ VERİMİ SON 5 YILDA(2010-2014) % 7 ÜZERİNDE OLAN HİSSELER

TWİTTER'DA TAKİP İÇİN:   https://twitter.com/halitsari07

HİSSE ADI
HİSSE TEMETTÜ VERİMİ
ISYAT
% 13,5
ÇELEBİ
% 10
PETUN
% 9,6
FROTO
% 9,5
MARDİN
% 8,5
ISGSY
% 8,5
ADBGR
% 8,3
HEKTS
% 8;2
ÜNYEC
% 8,1
BOLUC
% 8,0
DESPC
% 7,7
PNSÜT
% 7,6
ÇİMSA
% 7,5
TTKOM
% 7,3
TTRAK
% 7,2
DOAS
% 7,0

26 Temmuz 2014 Cumartesi

TARİHTE 'İLGİNÇ' SAVAŞ TAKTİKLERİ


Dünyanın en derli toplu ilk biyolojik savaşı kırım'da gerçekleşti. 1346 yılında kefe'yi kuşatan cengiz han'ın torunlarundan cani bey kaleyi uzun bir süre alamayınca çevrede veba salgınından ölenlerin cesetlerini mancınık yardımıyla kalenin içine fırlattırmış ve kısa sürede şehirde veba salgını başgöstermiş ve şehir tatarların eline geçmişti. işin esas ilginç yanı ise bu olay sonrası veba salgınları  avrupaya hızla yayılmış ve avrupada veba yüzünde kitlesel ölümlerin başlangıcı sayılır.
.....................................................................................................................................................................

milattan önce 520 yılında pers kralı cambyses ile mısır kralı 3. psamtik gazze civarlarında savaş için karşı karşıya gelirler.savaş uzun sürüyor. başlarda mısır ordusu üstün geliyor. fakat pers kralı cambyses bir karar alıyor: çevrede ne kadar kedi varsa toplanıyor. ve toplanan kediler perslilerin kalkanlarına bağlanıyor. bunun üzerine mısırlılar neredeyse taptıkları ve mısır kanunlarına göre öldürülmesi yasak olan kedileri kalkanların üzerinde görünce saldıramıyorlar. bunun üzerine pers ordusu saldırıya geçip mısır ordusunu yok ediyor.

.......................................................................................................................................................................

1. dünya savaşında alman denizaltılarının avrupa karasularında müttefiklerin canına ot tıkadığı vakitler. çünkü ingiliz, fransız ve amerikanların alman u-bootlarına karşı koyacak denizaltıları yok. ingilizler biraz basit bir yöntem geliştirirler. sandallarla usul usul yüzeye çıkmış alman denizaltılarına sinsice yaklaşıp periskoplarına ya çuval geçirirler ya da kırarlar. şaka gibi. eh kör olan denizaltı mecbur su yüzeyine çıkarr ve böylece vurulmaları daha kolay olur.
...............................................................................................................................................................

 general zhuge liang birazdan öğreneceğiniz gibi çakalın önde gidenidir. usta bir komutandır, askeri deha sayılır o dönemde. bir defasında savunduğu şehirde sadece 100 askeri vardır ve istilaya gelen ordu 150.000 askerden oluşmaktadır. boş kale taktiği denen şeyi uygular  general.  tüm askerlerine gizlenmelerini, kale kapılarının sonuna dek açılmasını ve kaleye giriş yollarının süpürülmesini emreder. kendisi de ana girişi görecek yerde bir platformda oturur ve eline aldığı sazı usul usul çalarak beklemeye koyulur. istilaya gelen ordu bu generalin daha önceden bildikleri üstün savaş zekasını da hesaba kattıklarından önce bir duraklar.  işgalci ordu, bunun bir tuzak olduğunu düşünür. bu riskli boş kale taktiği işe yarar ve işgalci ordu geri çekilir.
.................................................................................................................................................................

"Firing squad" yani, "kurşuna dizilme" yöntemiyle infaz edilme.
Türkiye'de kurtuluş savaşından sonra kullanıldığı söylenemez, Osmanlı zamanında ise vatan hainliği yapan askerlere kullanılmıştır. Şu anda kullanan ülkeler pek fazla değildir. İşin ilginç yanı bu değil tabi ki, geliyorum.

infazdan önce, tüfeklerin biri dışında hepsine boş mermi konulur. Sadece birine gerçek mermi konulur ve infazı yapacak olan kişilere hangisinde gerçek mermi olduğu söylenmez. Tamamen rastlantısal bir şekilde silahlar dağıtılır. İnfazcılar asla bilmez bunu, fark edemezler de. Bu olay infazı gerçekleştirecek kişilerin psikolojisi açısından çok önemlidir. Kimin öldürücü darbeyi yaptığı, asla bilinemeyecek bir gerçek olarak kurbanla birlikte toprağa gömülür.



https://eksisozluk.com/ogrenildiginde-ufku-iki-katina-cikaran-seyler--2593151?p=782
https://eksisozluk.com/ogrenildiginde-ufku-iki-katina-cikaran-seyler--2593151?p=959
https://www.facebook.com/pages/Kahve-%C3%BCst%C3%BC/111612058892870?fref=ts

12 Temmuz 2014 Cumartesi

KADİR GECESİNDE NE YAPILIR?

Bu gece de 4 rekat Kadir Gecesi namazı kılınır:
1'inci rek'atte: 1 fatiha, 3 inna enzalnehu...
2'inci rek'atte: 1 fatiha , 3 ihlası şerif...
3'üncü rek'atte: 1 fatiha, 3 inna enzelnehu
4'üncü rek'atte: 1 fatiha, 3 ihlası şerif...
Namazdan sonra;
* 1 defa ' Allahu ekber Allahu ekber la ilahe illalahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahil hamd.' okunur.
*100 elem neşrah leke... suresi okunur
*100 inna enzalnehu... suresi okunur
* 100 defa 'Allahümme inneke afivvun kerimun tuhibbül afve fağfü anni' duası okunur.

Mümkünse 1' de tesbih namazı kılınır.